19 Aralık 2011 Pazartesi

Anadolu'nun İsyanı Duymadım, görmedim, bilmiyorum diyenler için


Anadolu'nun İsyanı from Anadoluyu Vermeyecegiz on Vimeo.

Duymadım, görmedim, bilmiyorum diyenler için Anadolu’daki dere ve doğa katliamı belgelendi…
Enerji ve kalkınma politikalarının doğa ve akarsular üzerindeki olumsuz etkisini ve halkın bu yatırımlara karşı tepkisini gözler önüne seren ‘Anadolu’nun İsyanı’ adlı film rekora gidiyor.

Herhangi bir kar amacı güdülmeden konuya duyarlı insanların gönülden destekleriyle tamamlanan film, HES’lere karşı Anadolu’da verilen mücadeleyi bizzat onların ağzından anlatıyor.

Hidroelektrik santrallerin (HES) doğa ve kırsalda yaşayan insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini ve HES yatırımlarına karşı verilen mücadeleleri anlatan ‘Anadolu’nun İsyanı’ adlı kısa film gönüllü desteklerle ve kolektif bir çalışma sonucu ortaya çıkarıldı.

Anadolu’nun dört bir yanında devam eden HES çalışmalarının yıkıcı etkisine dikkat çeken film Akdeniz’den Karadeniz’e, Doğu Anadolu’dan Ege’ye kadar 20 bin kilometre yol kat edilerek çekildi.

İnternet üzerinden indirilebilen, çoğaltılmasına ve dağıtılmasına, festival ve toplu gösterimler için özel izin alınmasına, kullanılmasına herhangi bir kısıtlama konulmayan film, Anadolu derelerinin özgür akması için mücadele edenlere adandı.

Bir haftada içerisinde 200 bine yakın izleyiciye ulaşan filme dileyen herkes sosyal paylaşım sitelerinden,

Ormancılık Hakkında Genel Bilgi

Ormancılık Hakkında Genel Bilgi ORMANCILIK
Ormancılık, toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik, teknik, ekonomik, sosyal, kültürel ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir

17 Aralık 2011 Cumartesi

Yürüyen balık görüntülendi! - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Yürüyen balık görüntülendi! - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Bilim adamları Afrikalı akciğerli balığı yürürken görüntüledi.
Çekilen videoda bu balık, iki uzun arka yüzgecini akvaryumun tabanında arka ayak gibi kullanırken görülüyor.

Ön yüzgeçler ise hareketsiz kalıyor ve hayvanın gövdesi, sadece arka yüzgeçlerin yardımıyla ileriye ittiriliyor.
Bilim adamlarına göre bu görüntüler, yürüme konusunda "ilk adımların" karada değil, bu balığa benzer türler tarafından suda atıldığına işaret ediyor.
Bir diğer deyişle akciğerli balık, evrim sürecinde su canlıları ile kara canlıları arasındaki halkanın nasıl oluşmuş olabileceğinin canlı göstergesi.

- Sent using Google Toolbar

Darwin,evrim teorisi,çeşitlilik, evrim, genetik, genetik,fosil,mutasyon,Ekoloji

15 Aralık 2011 Perşembe

Teknoloji gorilleri tehdit mi ediyor? - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Teknoloji gorilleri tehdit mi ediyor? - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Son model teknolojik ürünlerin yapımında koltan madeni kullanılıyor. Rezervin yüzde 80'ine sahip Kongo ise gorillerin doğal yaşam alanı...

Dünyadaki en büyük maymun türü olan gorillerin Afrika’da ki yaşam alanlarının yok olması bu görkemli canlının geleceğini tehdit ediyor. Bu tehdidin en önemli nedeni ise her yeni modelini coşkuyla karşıladığımız cep telefonları, bilgisayar, DVD player ve oyun konsolları gibi enerjiyi depolayarak kullanan elektronik aletler. Çünkü, bu aletlerin yapımında kullanılan koltan madeni gorillerin yaşadığı bölgeden elde ediliyor.

- Sent using Google Toolbar

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

13 Aralık 2011 Salı

Yuvacık'ta bir aylık su kaldı - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Yuvacık'ta bir aylık su kaldı - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Kocaeli'nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Yuvacık Barajı'nda bir aylık su kaldı.

- Sent using Google Toolbar
Ekoloji - Çevre >
Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

11 Aralık 2011 Pazar

Kelebekler kanat renklerine nasıl kavuştular?

Kelebekler renkli kanat motiflerini 47 milyon yıl öncesinden boyar maddeyle değil nano yapılarla üretmeye başlamış.

PloS Biology dergisindeki yazıya göre bu bilgi, Frankfurt yakınlarındaki Messel Çukuru’nda bulunan iyi korunagelmiş kelebek fosillerinden elde edilmiş. Anlaşıldığı üzere kelebekler milyonlarca yıl öncesinden karmaşık optik mekanizmalar geliştirmişler. Yapısal renkler birçok böcek, kelebek ve bazı kuş kanatlarında görülen parıltıyı ve yanardöner renkleri oluşturuyorlar.

Bir buzulun dramatik hayatı! (Video) - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Bir buzulun dramatik hayatı! (Video) - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: - Sent using Google Toolbar

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Jurassic Park gerçek mi olacak?

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Jurassic Park gerçek mi olacak?: Rusya ve Japonya'dan bilimadamları, soyu tükenmiş "yünlü mamutlara" Jurassic Park tarzı bir deneyle hayat vermek için kolları sıvadı. Bi...

Naturel Life Channel Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda , canlı yaşamı

Kutup ayıları yamyam oldu

Kutup ayıları genellikle, anakaradaki akrabalarına göre daha sempatik bir imaja sahip. Ancak doğa bilimcilerin elde ettiği yeni görüntüler hem bu imajı sarsıyor, hem de türün içinde bulunduğu zorlukları ortaya koyuyor.
Fotoğraflardan birinde yetişkin bir kutup ayısı, öldürdüğü yavrunun bedenini buzlar üzerinde sürüklerken görülüyor.

8 Aralık 2011 Perşembe

Şilili bilim insanları, Patagonya'daki buzulun dramatik biçimde küçülmesini fotoğraflarladı

Şilili bilim insanları, Patagonya'daki buzulun dramatik biçimde küçülmesini fotoğraflarla gözler önüne seriyor.

Şilili buzul bilimci Andres Rivera, Jorge Montt buzulunun, ülkedeki diğer bütün buzullardan daha hızla küçüldüğünü, ön kısmının, Şubat 2010 ile Ocak 2011 arasında 1 kilometre çekildiğini söyledi.
Rivera, küresel ısınmayı, buzulun küçülmesine neden olan faktörlerden biri olarak sıralarken, küçülmenin özellikle bu kadar hızlı olmasının, buzulun derin haliç sularında bulunmasına bağladı.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Köylerin 'HES' kardeşliği - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Köylerin 'HES' kardeşliği - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Muş'un Varto ilçesinde Goşkar Deresi üzerine yapılacak hidroelektrik santralına (HES) karşı 10 köy halkı birleşerek eylem yaptı.

- Sent using Google Toolbar

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

6 Aralık 2011 Salı

Himalayalar'ın ak saçları dökülüyor!

Himalayalar'daki buzulların erimesiyle ilgili yeni araştırmaların, iklim değişikliğinin bu bölgedeki etkisini ve 1,3 milyar kişinin karşı karşıya kaldığı potansiyel tehdidi gözler önüne serdiği bildirildi.
Merkezi Katmandu'da olan Uluslararası Entegre Dağ Gelişimi Merkezi'nin (ICIMOD) üç raporundaki araştırmalarda, buzulların son 30 yılda Nepal'de yüzde 21, Butan'da yüzde 22 oranlarında azaldığı ortaya kondu.

"Yıl: 2100... Türkiye susuz kalacak!"

Hava sıcaklıklarının bu şekilde devam etmesi durumunda Türkiye’yi su kıtlığı ve kuraklığın beklediği iddia edildi.

İngiltere Meteoroloji Dairesi tarafından dünyada iklim değişikliği ve sonuçları konusunda hazırlanan raporda, Türkiye’de yaz aylarında kaydedilen hava sıcaklıklarının 1960’tan beri istikrarlı bir şekilde artış gösterdiği belirtildi.

2 Aralık 2011 Cuma

Denizin dibindeki el değmemiş hazine! - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Denizin dibindeki el değmemiş hazine! - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Hint Okyanusu'nun dibinde, aralarında altın, gümüş ve bakırın da yer aldığı metal rezervleri bulundu.

- Sent using Google Toolbar
Deniz - Denizcilik (sea shipping) deniz bilimi (marine science)

Burdur Gölü tehlike altında

Doğa Derneği tarafından yapılan araştırmada, Burdur Gölü'nün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.

Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, Burdur Gölü ile ilgili yapılan araştırmada, su seviyesinin ciddi oranda çekildiğinin tespit edildiğini ve bu çekilme devam ettiği takdirde 2040 yılında gölün önemli bir kısmının kurumuş olacağının tespit edildiğini kaydetti.

Hint Okyanusu'nun dibinde metal rezervleri bulundu

Hint Okyanusu'nun dibinde, aralarında altın, gümüş ve bakırın da yer aldığı metal rezervleri bulundu. Yüzde 24 oranında bakırdan oluştuğu belirtilen rezervin bugüne kadar deniz dibinde rastlanan en yüksek oran olduğu belirtiliyor.

Alman Spiegel dergisinin internet sitesindeki habere göre, bilim adamları, Madagaskar açıklarında 2800 metre derinlikte 10 bin metrekarelik alana yayılmış ve 100 metre enindeki bir engebede metale rastladı.

1 Aralık 2011 Perşembe

Hayvanlar Alemi Hayvanlar Dünyasında Yaşam: Hayvanlar deprem olacağını nasıl hissediyor?

Hayvanlar Alemi Hayvanlar Dünyasında Yaşam: Hayvanlar deprem olacağını nasıl hissediyor?: Kimi hayvanların depremlerden önceki olağandışı davranış biçimi neye dayanıyor? Bilim adamları, bunun hayvanların sulardaki kimyasal de...

Hayvan Bakımı, Hayvan Eğitimi, Hayvan Resimleri Veterinerlik & Hayvan Sağlığı

30 Kasım 2011 Çarşamba

Hava koşulları çıldırmaya devam edecek!

BM, Dünya ısındıkça, artan hava sıcaklıklarının, sel, kuraklık ve diğer uç hava koşullarını güçlendirmesini beklendiğini bildirdi.

BM'ye bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü'nün Cenevre'de yayınladığı raporda, Dünya'da ortalama hava sıcaklıklarının en sıcak 13 yılının hepsinin, son 15 yılda görüldüğüne dikkat çekilerek, bunun, sellerin yoğunluğunu ve tüm dünyada şiddetli yağışları artıran uç hava koşullarına katkıda bulunduğu belirtildi.

27 Kasım 2011 Pazar

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Gece çiçek açan orkide!

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Gece çiçek açan orkide!: Papua Yeni Gine yakınlarındaki Yeni Britanya adasına keşif gezisine giden Hollandalı araştırmacı Ed de Vogel'in bulduğu Bulbophyllum noc...

Naturel Life Channel Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda , canlı yaşamı

Deniz bitkileri yok olursa Denizlerde olmayacak!..

Son yıllarda limanlarda biriken zehirli karbondioksitin doğal düşmanı olan deniz bitkilerinin oluşturduğu koruyucu örtünün birkaç yıl içerisinde yok olmasından endişe ediliyor.
Deniz bitkilerinin yok olmasına sebep olarak da limanlarda teknelerin kontrolsüz demirlemesi, sintine ve atıkların denize bırakılması ve atmosferin ısınması gösteriliyor. Doğayı koruma kuruluşları ile deniz biyologları, İspanya’ya bağlı Balear adaları için de alarm veriyor.

Kızılırmak buz tuttu - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Kızılırmak buz tuttu - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Sivas'ın Hafik ilçesinde soğuk hava nedeniyle Hafik Gölü ve ilçeden geçen Kızılırmak'ın bazı bölümleri buz tuttu.
Kent genelinde etkisini sürdüren soğuk hava nedeniyle bazı göller ve akarsular yer yer buz tuttu. Özellikle gece saatlerinde iyice hissedilen soğuk havayla birlikte Hafik Gölünün yüzeyinin buz tuttuğu görüldü.
Büyük bölümü buz tutan gölde az sayıda kalan sakar meke kuşu da yaklaşık 20 metrekarelik bir alanda sıkıştı. Açık kalan o alanda, balık ve yosunla beslenen kuşlar yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Buz tutan göle gezmeye gelen vatandaşlar da manzaranın fotoğrafını çekmeyi ihmal etmiyor.
Üniversite öğrencisi Okan Çaldıran, sınav haftası nedeniyle stres atmak için geldiği gölün buz tuttuğunu görünce hayret içinde kaldığını söyledi.

- Sent using Google Toolbar

Güncel - Türkiye Haberleri Haberler, Son Dakika, Son Haber

20 Kasım 2011 Pazar

Kayın ormanları yılda 68 ton toz emiyor

Kayın ormanları yılda 68 ton toz emiyor

''Dünyanın akciğerleri'' olarak tanımlanan, ekonomik, ekolojik ve sosyal yararları saymakla bitmeyen ve birçok canlı türüne de ev sahipliği yapan ormanların, bilinmeyen özellikleri de bulunuyor.
Yeşil rengin her tonuna ev sahipliği yapan ormanların güzel görüntülerinin yanı sıra doğada dengenin sağlanması açısından da birçok faydası var. Ormanların sayısız yararlarından birkaç örnek şöyle sıralanabilir: ''Yetişkin bir kayın ağacı saatte 1,5 kilogram oksijen üretiyor. Bir hektar ladin ormanı yılda 32 ton, bir hektar kayın ormanı yılda 68 ton, bir hektar çam ormanı ise yılda 30-40 ton toz emer. Günümüzde hava kirliliğinin yaklaşık yüzde 50'si ormanlar tarafından temizlenip dezenfekte edilir. Yetişkin bir kayın ağacı saate 40 kişinin çıkarttığı 2,5 kilogram karbondioksiti tüketir. Yine yetişkin bir kayın ağacı kökleri ve kılcal damarları aracılığı ile yılda 30 bin litre su çeker ve verimli toprağın akmasını önler. Ceviz ağacı, köklerinin toksit (zehirli) madde salgılaması nedeniyle, altında kendi fidanları dahil, başka bitki yaşatmaz. Bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker bulunur. Arıların bazı çiçeklerden yaptığı ballar zehirli olur. Bu bala 'deli bal' denir. Kestane ağacının kerestesi yaklaşık 500 yıl kadar dayanır. Karadeniz Bölgesi'nin tarihi evleri bu kerestelerden yapılmıştır. (Sürmene'deki Kastelli Konağı) Karıncaların yuvaları, genellikle 4-5 katlıdır. Ormanlar, bir ısı tamponu gibi görev yapar. Sıcağı ve soğuğu dengeler. Yaz sıcağını 5-8 derece azaltırken, kış sıcaklığını da 1,5-2,8 derece artırır. Ormanlar, biyolojik dengeyi korur. Yapraklı ağaçlardan oluşan bir bölgede 50 kuş türü yaşayabilir. Ormanlar, ağaçsız bir alanın 8 katı fazla humus oluşturur ve toprak canlılarının yaşamasını sağlar.

Foklar bıyıklarıyla iz buluyor

Foklar bıyıklarıyla iz buluyor

Fokların avlarını, balıkların suda arkalarında bıraktıkları gözle görünmez izleri bıyıklarıyla saptayarak buldukları belirlendi.
Daily Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, biyologlar, köpeklerin yiyeceklerini kokuların izini sürerek bulması gibi, fokların da balıkların suda bıraktığı belli belirsiz izleri saptama yeteneğine sahip olduğunu tespit etti.
Fokların bıyıkları o kadar hassas ki, bir balığın arkasında bıraktığı izi balığın geçip gitmesinden yarım dakika sonrasına kadar saptayabiliyor.

13 Kasım 2011 Pazar

Gergedan soyu tükeniyor mu?

Gergedan soyu risk altında

Afrika'nın batısındaki gergedan türlerinin soyu aşırı avlanma sonucu tükenmek üzere.
Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN), Afrika'nın batısında siyah gergedan (Diceros bicornis longipes) türünün aşırı avlanma sonucu tükendiğini açıkladı.

11 Kasım 2011 Cuma

Orkinosların geleceği

Orkinosların geleceği tartışılıyor

Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu (ICCAT) toplantısı İstanbul’da devam ediyor.
Green Park Pendik Hotel’de 19 Kasım’a dek sürecek toplantıda Akdeniz için önemli bir tür olan orkinosları kurtarma planları tartışılacak. Greenpeace, orkinosların geleceği için acilen hükümetleri harekete geçmeye çağırarak endüstriyel balıkçılık

5 Kasım 2011 Cumartesi

İklimle ilgili korkunç senaryo!

Güney Afrika’nın Durban kentinde 28 Kasım'da başlayacak olan Dünya İklim Konferansı için hazırlıklar sürüyor. Hamburg'daki Alman İklim Hesaplama Merkezi de konferansa katılacak kurumlardan biri.
Küresel ısınmayı engelleyecek küresel önlemlerin ele alınacağı buluşmada, araştırmacılar da bilimsel çalışmaları doğrultusunda tahminlerini ve gelecek senaryolarını anlatacak. Hamburg’daki Alman İklim Hesaplama Merkezi'nde de (DKRZ) 2009 yılından beri kullanılan süper bilgisayarlar sayesinde kaydedilen verilerle farklı iklim senaryoları canlandırılıyor. Gelecekte ortaya çıkabilecek olası iklim modellerinin simülasyonu bu merkezde yapılıyor.

Karbondioksit salınımında rekor düzeyde artış

ABD Enerji Bakanlığı, küresel karbondioksit salınımının şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı.

Enerji Bakanlığı Karbondioksit Bilgi ve Analiz Merkezi yetkilileri, 2010 yılında dünyanın havaya bir önceki yıla oranla yüzde 6'lık bir artışla 512 milyon ton daha fazla karbondioksit saldığını belirtti.

4 Kasım 2011 Cuma

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: Bilimin yanlışları

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: Bilimin yanlışları: Bilim, kendi yanlışlıklarını düzeltiyor Yanlışlıklarına sahip çıkmak bilimin en güçlü özelliklerinden biri. Bildiğimizi sandığımız, anca...

Darwin,evrim teorisi,çeşitlilik, evrim, genetik, genetik,fosil,mutasyon,Ekoloji

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: İnsan ve maymun kültürel kökleri paylaşıyor

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: İnsan ve maymun kültürel kökleri paylaşıyor: İnsan ve maymun kültürel kökleri paylaşıyor Kültür sadece insanda bulunan bir özellik değil. Orangutan topluluklarını inceleyen araştırm...

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

29 Ekim 2011 Cumartesi

Dinazorlar da kuşlar gibi göçüyormuş!

 Dinazorların da kuşlar ve hayvanlar gibi gibi göç ettiği ortaya çıktı.

ABD'de Colorado Üniversitesi'nden bilim insanlarının araştırmalarında ilk kez dinazorların kuşlar gibi göç ettiği ortaya çıkarıldı.

Camarasaurus dinazorlarının yazın sulu yerlerde yaşadığını belirten uzmanlar kurak mevsimlertde su bulmak için göç ettiklerini belirledi.

24 Ekim 2011 Pazartesi

Gezegenimizi kim kurtaracak? Doğa için 10 kuruluş

Ekoloji
Bölüm III: Gezegenimizi kim kurtaracak? Doğa için 10 kuruluş

Doğanın savunucuları
Ekoloji : Sorun ne kadar ciddi? Gelecek için umut ışığı
1) Uluslararası Doğa Koruma Birliği, IUCN
Dünya Koruma Birliği adıyla da bilinen kuruluş, 1948 yılında hükümetlerden bireylere kadar, doğanın korunmasıyla ilgilenen herkesin katılabileceği bir forum olarak kuruldu. IUCN, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda gözlemci statüsüne sahip tek çevre koruma kuruluşu. Örgüt, dünyadaki en büyük ve etkili koruma örgütü. On binlerce bilim insanının gönüllü çalışmasıyla desteklenen birlik, pek çok kişinin gözünde koruma dünyasının "resmi" sesi; pek çok koruma programının ve politikasının koordinasyonundan sorumlu. Kuruluşun en çok bilinen çalışması, sonuncusu 2002 yılında yayımlanan Nesli Tehlikede Olan Türlerin Listesi (Red List of Threatend Species). Bu liste, tehdit altındaki bitki ve hayvanların en son durumu hakkında kutsal kitap gibi kabul ediliyor.
www.iucn.org; www.redlist.org


RSPB'den Peter Robinson, ör

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: Ekoloji : Sorun ne kadar ciddi? Gelecek için umut ...

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: Ekoloji : Sorun ne kadar ciddi? Gelecek için umut ...: Ekoloji Bölüm I: Sorun ne kadar ciddi? Gelecek için umut ışığı Rio Dünya Zirvesi'nde 182 ülkenin Biyolojik...

Darwin,evrim teorisi,çeşitlilik, evrim, genetik, genetik,fosil,mutasyon,Ekoloji

23 Ekim 2011 Pazar

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Doğa anadan özür dilemek yetmiyor

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Doğa anadan özür dilemek yetmiyor: Doğa anadan özür dilemek yetmiyor Yeryüzündeki her şey gibi doğa da sınırlı ve doğanın kendini yenileme eşiği, bilim adamlarına göre 1980'...

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Asit yağmuru ormanlar için tehdit

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Asit yağmuru ormanlar için tehdit: Asit yağmuru ormanlar için tehdit Devlet Meteoroloji İşleri (DMİ) Genel Müdürlüğü Araştırma Şube Müdürlüğü uzmanı Ziraat Yüks...

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Plastik şişeden ada yapacaklar!

Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: Plastik şişeden ada yapacaklar!: Kulağa çılgınca geliyor, ama bilim insanları Pasifik okyanusundaki plastik atıklardan ada yapmayı planlıyor! Hollandalı bilim insanlar...

Kadın Dünyası * Erkek Dünyası * İletişim * motivasyon * Evlilik -- erkekçe, kadınca

Piller artık çöpe gitmiyor

Piller artık çöpe gitmiyor

Türkiye'de, Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) tarafından 2005-2010 yıllarında yaklaşık bin 500 ton atık pil toplandı.
TAP Derneği Proje Sorumlusu Çevre Mühendisi Elif Kara, atık pillerin çöpe atılamayacak kadar değerli olduğunu söyledi. Avrupa'da atık pillerin toplanmasına öncülük eden Avusturya'nın, toplama işlemine 1992 yılında başladığını belirten Kara, bu ülkeyi İsveç, Almanya, Fransa, Hollanda ve Belçika'nın takip ettiğini bildirdi.

20 Ekim 2011 Perşembe

Onlarca yırtıcı hayvan vurularak öldürdüler

ABD'nin Ohio eyaletinde tutuldukları çiftlikten kaçan ve aralarında aslan, kaplan, çita ve boz ayı gibi türlerin bulunduğu vahşi hayvanlar, güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonda öldürüldü.
Yetkililer, Muskingum kasabasındaki egzotik hayvan çiftliğinde tutulan hayvanların, çiftliğin sahibi Terry Thompson tarafından kafeslerinden çıkarıldığını ve Thompson'ın hayvanları serbest bıraktıktan sonra intihar ettiğini açıkladı.
Uzun menzilli silahlarla kasaba etrafındaki tarlaları ve ormanlık alanı inceleyen ekipler, 48 hayvanı tüfekle vurarak öldürdü, 6 hayvanı ise canlı yakalamayı başardı.

19 Ekim 2011 Çarşamba

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Canlıların biyolojik yapısı değişiyor

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Canlıların biyolojik yapısı değişiyor: Araştırmacılar, iklim değişikliğinin doğal yaşam alanlarında neden olduğu olumsuz etkiler dolayısıyla kutup ayılarının küçülmeye başladı...

Naturel Life Channel Doğa, Çevre, Ekoloji, Gıda , canlı yaşamı

18 Ekim 2011 Salı

Tavuk ve hindi gübreleri enerjiye dönüşecek

Bolu'da tavuk ve hindi entegre firmalarının çevre kirliliğine neden olan yıllık 150 tonluk atığı enerjiye dönüştürülecek.
Bolu Valiliği ve Belediye Başkanlığı tarafından iki yıldır yapılan çalışmalar sonucunda tavuk ve hindi atıkları enerjiye dönüştürülecek. Bolu Valiliği Abant Toplantı salonunda ''Tavuk ve hindi atıklarının verilmesi, toplanması, nakli ve enerjiye dönüştürülmesi'' ile ilgili sözleşme imzalandı. İmza törenine Bolu Valisi İbrahim Özçimen, Belediye Başkanı Alaaddin Ylmaz, atıkları enerjiye dönüştürecek olan SCAŞ Firması Yönetim Kurulu Başkanı Suat Çalbıyık, Beypiliç, Erpiliç, Pak Piliç, CP, Ak Piliç, Bolca Hinci üst düzey yöneticileri ve basın mensupları katıldı.

17 Ekim 2011 Pazartesi

Nedir, Neden, Nasıl, Nerede ?: Madde Döngüsü Nedir

Nedir, Neden, Nasıl, Nerede ?: Madde Döngüsü Nedir: Ekosistem, canlıların içinde bulundukları canlı ve cansız varlıkların oluşturduğu ekolojik bir sistemdir.Tüm dünyaya ekosistem denebileceğ...

Darwin,evrim teorisi,çeşitlilik, evrim, genetik, genetik,fosil,mutasyon

16 Ekim 2011 Pazar

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Bu mantar ağaç kütüklerinde yetişiyor

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Bu mantar ağaç kütüklerinde yetişiyor: Hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı, bakım masrafları düşük olan kayın mantarları, içerdiği besin maddelerinin yüksekliği ve piyasal...

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

Filamingolar göçlerini sürdürüyor

Tuz Gölü'nün ev sahipliğinde yazı geçiren ve bu yıl üreme rekoru kırarak 16 bin yavruyu kulaçkadan çıkaran filamingoların, güney bölgelere göçü devam ediyor. Filamingolar, göçleri öncesi son görsel şölenlerini sunuyorlar.
Tuz Gölü, bu yıl 50 bin civarında flamingoya ev sahipliği yaptı. Doğa Koruma Merkezi Tür Koruma Programı Koordinatörü ve flamingo uzmanı Özge Balkız, Türkiye'de ''allı turna'' olarak da bilinen flamingoların, tuzlu sulak alanları yaşam ve üreme alanı olarak seçtiğini, bu kapsamda da Akdeniz kıyısı ülkelerin flamingolar için önemli bir durak olduğunu söyledi.
Akdeniz kıyısı ülkeler içinde Türkiye'deki Gediz Deltası ve Tuz Gölü'nün flamingolar için önemli bir kuluçka sahası olduğunu belirten Balkız, ''Üreme alanında çok seçici olan flamingolar, Gediz Deltası'nda ve Tuz Gölü'nde kuluçkaya yatıyorlar. Gediz Deltası'ndaki koloninin köpekler tarafından dağıtılması nedeniyle flamingolar bu yıl sadece Tuz Gölü'nde üreme yaptılar'' dedi.

15 Ekim 2011 Cumartesi

Bağlama Gölü, kirlilik tehdidi altında

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesine bağlı Evri beldesinde bulunan nilüfer çiçekleriyle göz kamaştıran Bağlama Gölü'nün, son yıllarda artan kirlilik tehdidi altında olduğu bildirildi.
Evri beldesinde dağın eteğinden çıkan kaynak su ile beslenen Bağlama gölü, doğaseverlerin tercih ettiği yerlerden biri. Bahar ayında açan nilüfer çiçekleri ile adeta göz kamaştıran göl, son yıllarda kirlilikle mücadele ediyor.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yağmur Uysal, bu tip göllerin yüzey suları içinde kirlenmeye karşı en hassas su kaynakları olduğuna işaret etti.
Bağlama Gölü'nün nilüfer çiçekleriyle güzel bir görüntü oluşturduğunu, ancak son yıllarda aşırı bir kirlenmeyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Uysal, şöyle konuştu:
''Göle giren kirleticiler, ağır metaller, güç parçalanabilen gübreler, tarım ilaçları, plastikler gibi, biyolojik olarak bozulması zor olan kirleticiler zamanla gölde birikim meydana getirerek canlı hayatını ve ekolojik yapıyı olumsuz etkilemektedir. Bağlama gölündeki bu kirlenme son yıllarda artmaya başlamıştır. Dolayısıyla doğal yaşamın bir parçası olan Bağlama Gölü'nün korunmasına yönelik mutlaka çalışma yapılması gerekmektedir. Kentin turizm potansiyeli arasında yer alan Bağlama Gölü'nün bu kirlenmeye karşı korunması şarttır.''

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Köpek balıkları - Köpek balıkları'nın zihinsel har...

Natural Life - Doğa ve Doğal Yaşam: Köpek balıkları - Köpek balıkları'nın zihinsel har...: 'Köpek balıkları nereye gittiklerini çok iyi biliyorlar' Bazı köpek balığı türlerinin 50 kilometreye varan mesafelerdeki hedeflerine ha...

Hayvan Bakımı, Hayvan Eğitimi, Hayvan Resimleri Veterinerlik & Hayvan Sağlığı

Piranhaların dünyası - Piranha ritmi

Avını ısıra ısıra kemiren piranhaların korku uyandıran bir şöhreti var. Ama yeni bir araştırma, bu balıkların Amazon'un sularında dişlerinden ziyade, çıkardıkları sesle varlık gösterdiğini ortaya koydu.

12 Ekim 2011 Çarşamba

yetersiz altyapı ve çarpık kentleşme

'Şuçlu doğa değil çarpık kentleşme'

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Türkiye'de yağışların can, mal ve toprak kayıplarına neden olan sel felaketlerine dönüştüğünün altını çizerek, yaşanan sorunların, düşen yağış miktarından değil, yetersiz altyapı ve çarpık kentleşmeden kaynaklandığını belirtti.
Çevre Mühendisleri Odası'ndan yapılan yazılı açıklamada, plansız ve düzensiz kentleşme, tarım arazileri üzerine yerleşim planlarının uygulanması, orman alanlarının yok edilmesi, dere yataklarına ve kıyılara bilinçsizce yapılan müdahaleler

10 Ekim 2011 Pazartesi

Hayvanlar Alemi Hayvanlar Dünyasında Yaşam: Yaşama Tutunmak

Hayvanlar Alemi Hayvanlar Dünyasında Yaşam: Yaşama Tutunmak: İnanırsan başarırsın! Kutuplardaki buzlar hızla erirken bu kutup ayısının kendine inancını kaybetmeden bir buz parçasından diğerine atl...

Hayvan Bakımı, Hayvan Eğitimi, Hayvan Resimleri Veterinerlik & Hayvan Sağlığı

9 Ekim 2011 Pazar

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: Balık için küçük, evrim için büyük bir sıçrama

Evrime inanılmaz, Evrim bilinir: Balık için küçük, evrim için büyük bir sıçrama: Hayat suda başladı. Peki karaya nasıl sıçradı? Araştırmacılar, inceledikleri bir grup balıkta bunun ipucunu gördüklerini söylüyor. Katı ...

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

8 Ekim 2011 Cumartesi

Ekosistem Canlı Yaşamı: Güvercinler Yavrularını kursaklarındaki sütle besl...

Ekosistem Canlı Yaşamı: Güvercinler Yavrularını kursaklarındaki sütle besl...: Güvercinler de süt üretiyor Güvercinler kursaklarında, civcivleri güçlendiren bir tür süt üretiyorlar. Son bir araştırmaya göre güvercin...

Orman - Ormancılık - Ekoloji - Çevre Ekosistem - çevre,doğa,bitkiler,canlı yaşamıBitki ekolojisi,Hayvan ekolojisi,tür ekolojis

Güvercinler Yavrularını kursaklarındaki sütle besliyor

Güvercinler de süt üretiyor

Güvercinler kursaklarında, civcivleri güçlendiren bir tür süt üretiyorlar. Son bir araştırmaya göre güvercin sütü bilinen yağlar ve proteinler dışında bağışıklık sistemi ve antioksidanlar için çok sayıda madde içermekte.
Bilim teknik- Kursak sütü bugüne kadar güvercinlerde, flamingolarda ve erkek imparator penguenlerinde saptandı diyor. Avustralyalı araştırmacılar BMC Genomics dergisinde. Daha önceki araştırmalara göre anne ve baba güvercin, civcivlerin yumurtadan çıkmasına birkaç gün kala süt üretmeye başlıyor. Süt üretimi kursağın iç kısmında gerçekleşmekte.

7 Ekim 2011 Cuma

Bilgisayar - İnternet - Bilim Teknoloji Tasarım Dünyası: Asya uğurböceği (Harmonia axyridis) sıtmaya karşı

Bilgisayar - İnternet - Bilim Teknoloji Tasarım Dünyası: Asya uğurböceği (Harmonia axyridis) sıtmaya karşı: Uğurböceği sıtmaya karşı Asya uğurböceğinin (Harmonia axyridis) beden sıvısını (hemolimf) inceleyen Almanlar, içindeki bir maddenin sıtm...

Son haberler.Spor, Finans, Kültür Sanat Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri

“İmidacloprid” maddesi ve arı kıyımı

'Arıları kıyıma' devam

Tarım Bakanlığı ruhsatsız ilaçla ilgili olaya el koydu ama kıyımın önüne geçemedi.
Geçen yıllarda Trakya’da meydana gelen “arı kıyımı” bu sene de devam etti. Türkiye’nin ayçiçeği üretiminin yaklaşık üçte birini sağlayan Tekirdağ’da, ayçiçeği tohumunda kullanılan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ruhsat vermediği “İmidacloprid” maddesi bu sene de Trakya’da arıların toplu ölümüne yol açtı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu yılın başında, “Bu konuyla ilgili olarak; üreticilere ayçiçeğinde ruhsatlı olmadığı halde kullanılan İmidacloprid etken maddeli insektisitin tavsiye dışı kullanımının sakıncalarını ve tavsiye dışı kullanılması halinde de çevreye ve faydalı organizmalara karşı giderilmesi mümkün olmayan sorunlara yol açabileceğinin anlatılması gerekmektedir” dedi, ancak bölgede kıyımın önüne geçemedi.

1 Ekim 2011 Cumartesi

Plastik damacanaya alternatif olarak ''çanak damacana''

Plastik yerine ''çanak damacana''

Çanak ve çömlek yapımıyla ünlü Nevşehir'in Avanos ilçesindeki ustalar, plastik damacanaya alternatif olarak ''çanak damacana'' üretti.
Çömlek üreticisi Osman Şibik, son günlerde plastik damacanalara alternatif olarak üretikleri su sebillerine ilginin arttığını söyledi.
Plastik damacaların zararları ve doğal ürünlere olan ilginin artmasıyla birlikte topraktan yapılan çanak damacanalara da talebin arttığını anlatan Şibik, damacana şişesi şeklini verdikleri Avanos toprağından yapılan çanak damacanalara musluk monte ettiklerini kaydederek, şunları söyledi:
''Biz Avanoslu çanak çömlek ustaları ve işletmecileri, ürettiğimiz topraktan yapılan çanak damacanaların son derece sağlıklı ürünler olduğunu söylüyoruz. Çünkü yaptıklarımız tamamen

28 Eylül 2011 Çarşamba

Doğa İntikamını alıyor!..

Doğanın intikamı

Rize Belediye Başkanı, "Derenin daha fazla taşması halinde borular patlar. Sadece Rize değil Çayeli'nden Kalkandere'ye kadar olan tüm ilçelerimiz susuz kalır. İlgili diğer kurumlar ile görüşmelerimizi yaptık. Susuz kalmamak için gerekli tedbirleri alacağız" dedi.
Saharha Vadisi’ndeki Taşlıdere üzerinde, Çalık Enerji Grubu’nca yapımı süren Ada HES projesi için derenin yönünün değiştirilmesiyle, kent merkezi ve 9 ilçe ile 26 köyün ve yaklaşık 250 bin nüfusun içme suyu ihtiyacının karşılandığı Andon İçme Suyu ana şebekesi tehdit altına girdi.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Bilgisayar - İnternet - Bilim Teknoloji Tasarım Dünyası: Gekolar, bukalemunlar gibi kendini gizleyebiliyorl...

Bilgisayar - İnternet - Bilim Teknoloji Tasarım Dünyası: Gekolar, bukalemunlar gibi kendini gizleyebiliyorl...: Çok dikkatli bakmadan görmek imkansız gibi. Gekolar, bukalemunlar gibi kendini gizleyebiliyorlar. Amerika’nın Teksas eyaletinden Gregg ...

Hayvan Bakımı, Hayvan Eğitimi, Hayvan Resimleri Veterinerlik & Hayvan Sağlığı

17 Eylül 2011 Cumartesi

Nedir, Neden, Nasıl, Nerede ?: Silvikültür Nedir?

Nedir, Neden, Nasıl, Nerede ?: Silvikültür Nedir?: Silvikültür Nedir? Silvikültür; Latince kökenli bir kelime olup " Silva = orman " ve " Kültüra = yetiştirmek " kelimelerinin birleşmes...

Nedir, Neden, Nasıl, Nerede, Ne zaman, Hangi

8 Eylül 2011 Perşembe

Anadolu'nun İsyanı Duymadım, görmedim, bilmiyorum diyenler için

Duymadım, görmedim, bilmiyorum diyenler için Anadolu’daki dere ve doğa katliamı belgelendi…
Enerji ve kalkınma politikalarının doğa ve akarsular üzerindeki olumsuz etkisini ve halkın bu yatırımlara karşı tepkisini gözler önüne seren ‘Anadolu’nun İsyanı’ adlı film rekora gidiyor.

Herhangi bir kar amacı güdülmeden konuya duyarlı insanların gönülden destekleriyle tamamlanan film, HES’lere karşı Anadolu’da verilen mücadeleyi bizzat onların ağzından anlatıyor.

Hidroelektrik santrallerin (HES) doğa ve kırsalda yaşayan insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini ve HES yatırımlarına karşı verilen mücadeleleri anlatan ‘Anadolu’nun İsyanı’ adlı kısa film gönüllü desteklerle ve kolektif bir çalışma sonucu ortaya çıkarıldı.

Anadolu’nun dört bir yanında devam eden HES çalışmalarının yıkıcı etkisine dikkat çeken film Akdeniz’den Karadeniz’e, Doğu Anadolu’dan Ege’ye kadar 20 bin kilometre yol kat edilerek çekildi.

İnternet üzerinden indirilebilen, çoğaltılmasına ve dağıtılmasına, festival ve toplu gösterimler için özel izin alınmasına, kullanılmasına herhangi bir kısıtlama konulmayan film, Anadolu derelerinin özgür akması için mücadele edenlere adandı.

Bir haftada içerisinde 200 bine yakın izleyiciye ulaşan filme dileyen herkes sosyal paylaşım sitelerinden,
anadolunehirleri.org/​tr.html,
anadoluyuvermeyecegiz.ne

tvimeo.com/​vermeyoz/​film izleyebilir

yada
anadolunehirleri.org/​filmHD.zip,anadolunehirleri.org/​film.zip,
adresler fazla yüklenmeden dolayı çalışmıyorsa geçici olarak:

rapidshare.com/​files/​451489265/​film.mp4
adresinden film indirebilir.

Filmin en kısa sürede 7 dilde çevirisi bekleniyor ayrıca, önümüzdeki aylarda filmin uzun metrajlı halinin de yayınlanması söz konusu.

Filmle ilgili yapılan açıklamada, şunlar söylendi:
“Bizlerin doymak bilmeyen tüketim alışkanları ve ihtiyaçlarının doğa üzerindeki yıkıcı etkisi her geçen gün biraz daha artıyor. Hiç haberimiz olmasa da, umursamazsak da, gitmesek de, görmesek de bizim bu yaşam biçimimizin bedelini birtakım canlılar, insanlar ödüyor. Bu film; bir yandan Anadolu nehirleri ve doğası için verilen mücadeleleri anlatırken, bir yandan da şehirlerde hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya devam eden insanlara ayna tutmak ve bu soruna ortak etmek için hazırlandı. Unutmamız gerekiyor ki, bu ateş sadece düştüğü yeri değil tüm canlı yaşamını yakacak. Bu gerçeğin fakına varanlar Nisan ayında tüm Anadolu’dan Ankara’ya doğru yürümeye başlayacak. Bu yürüyüşe katılmak ve destek vermek hepimizin yaşama karşı ortak sorumluluğudur.

Filmin indirilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında hiç bir sakınca yoktur.

Anadolu'nun tüm canlılarına armağan olsun..''



Orman - Ormancılık - Ekoloji - Çevre Ekosistem - çevre,doğa,bitkiler,canlı yaşamı Bitki ekolojisi,Hayvan ekolojisi,tür ekolojis

7 Eylül 2011 Çarşamba

'Ayılarla aramızdaki düzeni HES ve barajlar bozdu'

'Ayılarla aramızdaki düzeni HES ve barajlar bozdu' Doğa Derneği, yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim bölgelerine daha yakın yaşamak zorunda kalan ayılarile insanlar arasındaki çatışmanın, artarak devam edeceğini belirtti.

Doğa Derneği İnsan-Ayı Çatışması Projesi Koordinatörü Eray Çağlayan, yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim bölgelerine daha yakın alanlarda yaşamak zorunda bırakılan ayılarla insanlar arasında çatışmanın artarak devam edeceğini belirtti. Ayı saldısının gerçekleştiği köyde yaşayan Murat Çimen ise “Ayılarla aramızdaki düzeni HES ve barajlar bozdu” dedi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, doğaya müdahaleler nedeniyle ayıların beslenme düzeninin bozulduğunu, aç kalan başka canlılar gibi ayıların beslenmek için yerleşim yerine indiğini söyledi.
Eray Çağlayan, ayıların insanlara saldırmasına ilişkin yaptığı açıklamada İspir ve Çoruh vadisinde HES ve baraj gibi habitatları parçalayan yatırımlar nedeniyle ayıların yaşam alanlarının parçalanarak küçük alanlarda yaşamaya zorlanmasının neden olduğunu söyledi. Yaşam alanları küçülen ve doğada yeteri kadar beslenemeyen hayvanların besin bulmak için insan yerleşimlerinin yakınlarına girerek bahçelerden veya çöplüklerden beslenmek zorunda kaldığını vurgulayan Çağlayan, “Özellikle İspir gibi habitatın zayıf ve doğal yaşam alanlarının küçüldüğü alanlarda boz ayıların bağ, bahçe gibi insanların yaşam alanlarına gelerek besin aramaları kaçınılmazdır. Dünyanın en barışçıl ayıları Türkiye’de olmasına karşın doğanın dengesinin gözetilmediği ve çatışmayı önleyecek gerekli önlemlerin almadığı İspir gibi bölgelerde gelecekte insan-ayı çatışması giderek artacaktır” dedi.

Ayıların yuvaları tahrip edildi
Soyak tarafından inşa edilen Gülbağ Hidroelektrik Santrali’nin (HES) inşası sırasında ayıların su yatakları dinamitlendiğini buralarda da çok sık yavru ayı görüldüğünü belirten Murat Çimen, “Ayılar daha önce insanlardan kaçıyordu. Çoruh ve tüm kolları HES ve baraj nedeniyle şantiye ve dinamit yatağına döndüğü için ayılara sığınacak yer kalmadı. Ayılarla aramızdaki düzeni HES ve barajlar bozdu”diye konuştu. KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise insanların dünyanın pekçok yerinde yabani hayvan saldırısına maruz kalabildiğini belirterek, “Bu tür olayların sosyal ormancılık açısından değerlendirilmesi lazım. Ormanlarda turizm amaçlı kesmeler, yüksek yaylaların sayfiye amaçlı kullanılması gibi nedenlerle ayıların doğal yaşam alanlarına girmeye başlandı. Hal böyle olunca da ayıyla insanların karşılaşma ihtimali arttı” dedi. Ayıların, yanlarında yavruları varken her şeyi tehdit olarak algıladıklarını anlatan Kurdoğlu, şöyle devam etti:
“Ayı insana tehdit olarak algıladığı için saldırır. Ekosistemi yeniden rehabilite etmek, ayıyı insan yerleşiminden uzak tutar. Ayı popülasyonunun olduğu yerlerde meyveli ağaç dikimi gerçekleştirilmeli. Doğal dengeye insan müdahalesi ne kadar fazla olursa bu ve benzeri durumlarla karşılaşma oranı daha da artacaktır. Ayı-insan çatışması ya da yaban hayvanı-insan çatışması sosyal ormancılık problemidir”
Orman - Ormancılık - Ekoloji - Çevre Ekosistem - çevre,doğa,bitkiler,canlı yaşamı Bitki ekolojisi,Hayvan ekolojisi,tür ekolojis

4 Eylül 2011 Pazar

Nehir, Nehir Resimleri / Nehir Manzara

Nehir, Norveç





Manzaralar ve Doğa Resimleri Manzara resimleri,doğa resimleri,güzel resimler
Orman - Ormancılık - Ekoloji - Çevre Ekosistem - çevre,doğa,bitkiler,canlı yaşamı Bitki ekolojisi,Hayvan ekolojisi,tür ekolojisi

Kuyruklu yıldız resimleri evrenin büyüsü kuyruklu yıldızlar

Birbirinden güzel kuyruklu yıldız fotoğrafı



kuyruklu yıldız

İnci Bakımı, İnci Çiçeği, İnci Çiçeği Hakkında Bilgiler


Nisan-mayıs ayları arasında beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan, 20-30 cm boyunda, sürünücü köklü, çok yıllık otsu bir bitki. Daha çok gölgeli ve rutubetli yerlerde, orman altlarında, vâdilerde ve dere kenarlarında yayılış gösterir.

Kaktüs Toprağı

Toprak Karışımında Kullanılan Malzemeler
Toprak için farklı malzemeler kullanarak ideal bir karışım hazırlanmasının temel nedeni köklerin hava alarak gelişimini sürdürmesi ve suyun saksı içinde birikmesini önleyerek akışkanlığını sağlamaktır . Bu malzemeler aynı zamanda üst örtü olarakda kullanılmaktadır.Bunun nedeni

Kaktüs Yetiştiriciliğinde Gerekli Malzemeler

Gerekli Malzemeler:
Her ne kadar aletler konusu sitemizin bir başka kısmında daha detaylı olarak ele alınmaktaysa da, bu bölümde birkaç malzemeye değinmekte yarar var. Bir kaktüs severin belki de ilk ihtiyacı kalın bir çift eldivendir. Yapı malzemeleri satan yerlerde ya da nalbur dükkanlarında deriden yapılmış kalın eldivenler bu iş için uygundur. Yine de, bu tür bir eldivene bile güvenemeyeceğiniz durumlar olacaktır, diyelim ki, echinopsis gibi sivri ama ince dikenli bir bitkinin dikenleri bu eldivenlere işleyemeyebilir, ama mesela bir ferocactus ya da echinocactus grusonii gibi hem ağır hem sağlam dikenli bir türde yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda bitkiyi kalınca katlanmış bir gazete kağıdı ya da oluklu mukavva ile sarıp tutmak gerekebilir.
Saksılama ve toprak

Kaktüslerde Hastalıklar & Zararlılar

Mantar ve virütik hastalıklar:
Her ne kadar kaktüsler normalde hastalanmaya çok yatkın bitkiler değilseler de, örtü altında, yeterli havalandırma olmayan, rutubetli ortamlarda mantar hastalıkları gelişebilir. Aynı şekilde, hastalıklı, ölmekte olan gövde parçalarının ortamdan uzaklaştırılmaması da çürüme sonucu oluşan küf ve mantarlara yol açabilir.

Bocek Kapan Venüs (Venüs Fly trap - Dionaea muscipula)

Bitkiler arasında avlananlar, et ile beslenenler vardır. Birbirinden şaşırtıcı yöntemlerle avlanan bitkilerden biri ise Venüs bitkisidir.
"Venüs", üzerinde dolaşan böcekleri yakalar ve bunlarla beslenir. Bu bitkinin avlanma sistemi son derece karmaşıktır. Çeşitli bitkiler etrafında gezinerek kendine yiyecek arayan bir sinek, birdenbire oldukça cazip bir bitki ile, yani venüsle karşılaşır. Bir çanağı kavramış ellere benzeyen bu bitkiyi cazip kılan şey, yapraklarının dikkat çekici kırmızı rengi ve daha da önemlisi, bu yaprakların çevresindeki bezlerden salgılanan şeker kokulu salgıdır. Kokunun dayanılmaz cazibesine kapılan sinek fazla tereddüt etmeden bu ilginç bitkinin üzerine konar.

Yiyecek kaynağına doğru ilerlerken bitki üzerindeki zararsız görünümlü tüylere de ister istemez dokunur. İşte bunun üzerine bitki aniden kapanıverir. Sinek, ansızın üzerine sımsıkı kapanan bir çift yaprağın arasında sıkışıp kalır. Venüs bitkisi biraz sonra "et eritici" sıvısını salgılamaya başlayacak ve kısa bir süre içinde sineği bir tür pelteye dönüştürecek, sonra da emerek tüketecektir.





Bitkinin sineği yakalamaktaki hızı son derece etkileyicidir. Bitkinin kapanma hızı, insan elinin maksimum kapanma hızından daha fazladır (eliniz açıkken ortasına konan bir sineği yakalamayı denerseniz, büyük olasılıkla başaramazsınız, ama bitki bu işi başarabilmektedir). Peki kasları, kemikleri olmayan bir bitki nasıl olup da böyle ani bir hareket yapabilmektedir?

Araştırmalar venüs bitkisinin içinde elektriksel bir sistem olduğunu ortaya koymuştur. Sistem şöyle çalışır: Bitkinin tüycüklerinde sineğin çarpmasıyla oluşan mekanik etki, tüycüklerin altındaki alıcılara iletilir. Eğer mekanik itme yeterince güçlüyse, alıcılardan tıpkı bir havuzdaki dalgalar gibi tüm yaprak boyunca elektriksel sinyaller yollanacaktır. Sinyaller yaprakları ani bir biçimde hareket ettiren motor hücrelere ulaşır ve sineği yutacak mekanizma harekete geçer.

Bitkinin uyarı sisteminin yanında, yapraklarının kapanmasını sağlayan mekanik sistem de son derece mükemmel bir yaratılıştadır. Bitki içindeki hücreler elektriksel uyarı alır almaz bünyelerindeki su dengelerini değiştirirler. Yaprakların oluşturduğu kapanın iç tarafındaki hücreler bünyelerindeki suyu bırakıp çökerler. Bu olay havası alınmış bir balonun sönmesine benzer. Kapanın hemen dışındaki hücreler ise aşırı su alarak şişer. Böylece insanın kolunu hareket ettirmesi için bir kasın gevşerken ötekinin kasılmasına benzer şekilde, kapan kapanır. İçerde hapsolan sinek ise her çırpınmasında tüylere tekrar tekrar değerek, elektriksel itmenin tekrar oluşumuna ve dolayısıyla da yaprağın daha sıkı kapanmasına neden olmaktadır.
Bu arada kapanın yüzeyindeki hazım bezleri de uyarılmaktadır. Uyarı sonucunda bezler sineği yavaşça eritecek sıvıyı salgılamaya başlarlar. Böylece bitki, protein bakımından hayli zengin bir çorba haline gelen sineğin peltesini kullanarak beslenir. Sindirimin sonunda ise, tuzağın kapanmasını sağlayan mekanizma tersine işleyerek kapanın açılması sağlanır.

Ayrıca sistemin bir ilginç özelliği daha vardır: Tuzağın harekete geçmesi için tüylere üst üste iki kez dokunulması şarttır. İlk dokunma elektrik potansiyelini oluşturmakta fakat tuzak kapanmamaktadır. Tuzak ancak ikinci bir dokunmayla elektrik potansiyelinin belirli bir boşalma düzeyine ulaşması sonucu kapanmaktadır. Sinek tuzağı bu çift hareketli mekanizma sayesinde gereksiz yere kapanmaz. Örneğin bitkinin içine bir yağmur damlasının düşmesi durumunda kapan harekete geçmez
Orman - Ormancılık - Ekoloji - Çevre Ekosistem - çevre,doğa,bitkiler,canlı yaşamı Bitki ekolojisi,Hayvan ekolojisi,tür ekolojisi

Türkiye'de tarla ve bahçe bitkilerinin tür zenginliği ve endemizmi

Türkiye,iki önemli Vavilovyan gen merkezinin kesiştiği noktada yer almaktadır:Akdeniz ve Yakın Doğu.By iki bölge tahılların ve bahçe bitkilerinin ortaya çıkışında çok önemli bir role sahiptir.Anadolu kökenli tarım bitkisi türlerinden bazırları şunlardır: Linum sp ., Allium sp. , Hordeum sp. ,Triticum sp. , Avena sp. ,Cicer sp. , Lens sp. , Pisum sp.,
Vitis sp. , Amygladus sp. , Prunus sp. , Beta sp. , vb.

Türkiye'de beş ayrı "mikro-gen merkezi" bulunmaktadır:
Trakya-Ege Bölgesi:Ekmeklik buğday, durum buğdayı, Poulard buğdayı, değnek buğdayı, küçük kızıl buğday, mercimek, nohut, kavun, burçak, acıbakla ve yonca.

Güney-Güneydoğu Anadolu:Çift taneli buğday(Tiriticum dicoccum), küçük kızıl buğday, Aegilops speltoides, kabak, karpuz, salatalık, fasülye, mercimek, bakla, üzüm asması ve yem bitkileri.

Samsun, Tokat, Amasya:Çok sayıda meyve cinsi ve türü , bakla, fasülye, mercimek ve hayvan yemi olarak kullanılan çeşitli baklagiller.

Kayseri ve çevresi:Badem, elma, bezelye, meyve türleri, üzüm asması, mercimek, nohut, kaba yonca(alfalfa) ve evliyaotu.

Mercan adı altında toplanan türlerin sayısı on binleri buluyor.

Mercanların büyüleyici dünyası

Mercan adı altında toplanan türlerin sayısı on binleri buluyor. İlk bakışta birbirlerine benzeyen bu canlılar, ayrıntılarda önemli farklılıklar sergiliyorlar.


"Tubastrea" türü mercanlar bir ahtapotun çevresini sarıyorlar.
Mercanlar, omurgasız canlılar. Bu nedenle, ya kalkerden oluşmuş sağlam bir zemini destek alarak ya da resimdeki gibi hareket eden başka canlılara sarılarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Bazı poliplerin uzunluğu birkaç milimetreyi geçmiyor. Ama, hep birlikte 600.000 kilometrekarelik bir alanı kaplıyorlar.Polipler, aslında çok basit organizmalar. Tüp biçiminde bir keseden ve sinirler ağından oluşuyorlar.
"Diplora strigosa"
"Phsogyra lichtensteini" türü mercanlar, yeryüzündeki en eski mercan türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gezegenimizin ilk mercan örneklerinin, Paleozoyik Çağ'da, yani bundan 570 milyon yıl önce ortaya çıktıkları sanılıyor. Denizyıldızları, mercan poliplerinin salgıladıkları maddelerle besleniyorlar. Denizyıldızlarından sonra mercanların en önemli düşmanlarından birisi de "papağan balığı"...Her polipin midesi diğerleriyle iç içe, bir mercan kolonisinin bir tek sindirim sistemi var. Mercanlar küçük canlılar, ama, koloniler halinde yaşadıkları için çok büyük alanları kaplayabiliyorlar. Okyanus derinliklerinin yüzde 0,2'si mercan setlerinden oluşuyor.

"Nematosit" denilen kapsüller
Kızıldeniz'deki bir mercanın dokungaçlarının üstünde "nematosit" adı verilen kapsüller bulunuyor. Bu kapsüllere dokunulduğu zaman patlayıp açılıyorlar. "Diplora strigosa" türü mercanlarınsa görme duyusu yok. Avlarının yerini belirlemek için, organik sıvılara karşı duyarlı olan "kimyasal alıcılar"ını kullanıyorlar.Mercanların canlı renklerinin nedeni, hücrelerinde içerdikleri pigmentler ve dallarında yaşayan yosunlar. Birçok av, bu canlı renklerin cazibesine kapılıyor ve onlara yem oluyor.

Orman - Ormancılık - Ekoloji - Çevre Ekosistem - çevre,doğa,bitkiler,canlı yaşamı Bitki ekolojisi,Hayvan ekolojisi,tür ekolojisi

1 Eylül 2011 Perşembe

Mercanların katili insanlar

Mercanları insanlar öldürüyor

İnsandan geçen bir bakterinin mercanları öldürdüğü tespit edildi.
Sonuçları Plos One dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, ilk kez insandan omurgasız bir hayvana bulaşabilen bakteri buldu.
Florida'daki Rollins College'de görevli bilim adamları, insanda solunum ve idrar yolu, hatta beyin zarı iltihabına neden olan, özellikle yeni doğan bölümlerinde öldürücü olabilen hastane bakterisi olarak da bilinen Serratia marcescensin kanalizasyon üzerinden denizlere ulaştığını ve mercanları öldürdüğünü saptadı.
Key West mercan adalarının doğusundaki Sambo resifinden sağlıklı mercan örnekleri alan bilim adamları, bunlara kanalizasyondan alınan Serratia marcescens bakterisinin yanı sıra escherichia-coli bakterisi enjekte etti.
Serratia marcescens bakterisi verilen mercanların dört gün içerisinde hastalandığı, beşinci gün öldüğü görüldü. Altıncı gün mercandan geriye sadece beyaz, kalker iskeletin geriye kaldığı gözlemlendi.
Araştırmada yer alan Kathryn Sutherland, "Mercanların ölümüne neden olan bu korkunç hastalığın kaynağının insan olduğunu ispatladık." dedi.
Sutherland, bu sonucun iyi tarafının ise bakterinin yayılmasının daha etkin çalışan arıtma tesisleriyle nispeten engellenebileceği olduğunu belirtti.

Araplar atları - Araplar atlarının Tarihi

Suudi yetkililer Arap yarımadasında 9000 yıl önce atların evcilleştirildiğine dair işaretler taşıyan bir alanda arkeolojik araştırmaların başlatıldığını açıkladı

Suudi Arabistan Turizm ve Eski Eserler Komisyonunun başkan yardımcısı Ali el-Gabban, bulunan eser ve aletler üzerinde yapılan Carbon-14 testlerinin ve ortaya çıkarılan insan kalıntıları üzerindeki DNA testlerinin, bu yapıtların tahminen M.Ö. 7000 yılına ait olduğunu gösterdiğini söyledi.

Uzayan balık boyları

Uzayan balık boyları çevrecileri sevindirdi

Avlanma limitinin lüfer için 14'ten 20 santimetreye, lagos ve orfoz için de 30'dan 45 santimetreye çıkarılması, çevre örgütlerini sevindirdi.
Orfoz ve lagos türleri için belirlenen ölçüleri yeterli bulan çevreciler, diğer türler için de aynı duyarlılığı beklediklerini bildirdi.
Greenpeace Akdeniz Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı, Greenpeace Akdeniz'in başlattığı ''Seninki kaç santim'' kampanyası bünyesinde ''Bakan'a kalem'' sloganıyla bir proje yürüttüklerini söyledi.
Dökmecibaşı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in ''su ürünleri avcılığını düzenleyen

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Ekolojik tarım ve baklagillerin rolü

Günümüzde her geçen gün artan çevre sorunları, insanın ateşi bulmasına kadar geriye gidiyor. ınsanlık tarihinin farklı dönemlerinde çevre problemleriyle karşılaşıldığı yazılı kayıtlarda yer alıyor. Örneğin; Plato, eski Yunanr17;da, Atinalıların yerleşim yeri açmak için ormanları yangın çıkarmak veya kesmek suretiyle yok ettiklerini, buralardan boşalan alanları hayvanlarına aşırı şekilde otlatarak, verimli toprağın erozyonla yok olmasına neden olduklarını kaydediyor.

Araplar atları 9 bin yıl önce evcilleştirmiş

Suudi yetkililer Arap yarımadasında 9000 yıl önce atların evcilleştirildiğine dair işaretler taşıyan bir alanda arkeolojik araştırmaların başlatıldığını açıkladı

Suudi Arabistan Turizm ve Eski Eserler Komisyonunun başkan yardımcısı Ali el-Gabban, bulunan eser ve aletler üzerinde yapılan Carbon-14 testlerinin ve ortaya çıkarılan insan kalıntıları üzerindeki DNA testlerinin, bu yapıtların tahminen M.Ö. 7000 yılına ait olduğunu gösterdiğini söyledi.

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Kağıttan Ormanlar Projesi

2005-2006 yıllarında 150 ton atık kağıt geri dönüştürerek Sivas'ta oluşturulan "Kağıttan Ormanlar Korusu"nda 1770 fidan dikildi.

Kağıttan Ormanlar Projesi

Ormanlarda Hafriyat ve Çöp Dökümü

Ormanlarda hafriyat ve çöp dökümü



Türkiye'de toplumun ortak malı olan ormanlar ne yazık ki bu gerçekle çelişir bir muamele görmekte ve sahiplenilmemektedir. Bu durum belki de geçmişte ormanın insana bağışlanan bitmez-tükenmez varlık olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye'de toplumun ortak malı olan ormanlar ne yazık ki bu gerçekle çelişir bir muamele görmekte ve sahiplenilmemektedir. Bu durum belki de geçmişte ormanın insana bağışlanan bitmez-tükenmez varlık olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. Öyle ki, ormanlık alanlar çoğu kez atık ve çöplerden en kolay

Ormanlarda Biyotik ve Abiyotik Zararlar

Ormanlarda Biyotik ve Abiyotik Zararlar Yaşayan bir organizma olarak tanımlanan ormanlar da diğer canlı varlıklar gibi bakteri, mantar, böcek gibi biyolojik zararlılardan (biyotik) ve çığ, kar, sel gibi doğal olaylardan (abiyotik) zarar görebilmekte ve bu zararlar zaman zaman olağanüstü boyutlara ulaşarak binlerce hektar genişliğindeki bir ormanı bile yok edebilmektedir.

Özellikle, güney bölgelerimizde Çamkese böceğinin kızılçam ormanlarında yaptığı kese oluşumu dikkatli gözlerden kaçmaz.Bitkilerin, kök, gövde, dal ve yaprak gibi organlarını işgal eden mantar ve bakteriler canlı dokulara zarar verir; ve onların çürüyerek kurumasına neden olur.

Çeşitli etkenler sonucu popülasyonları olağanüstü sayılara ulaşan zararlı böcekler, yaprakları ve genç sürgünleri kemirmek, suyunu emmek ve tomurcuklarını yemek suretiyle ağacın gelişmesinin durmasına ya da kurumasına neden olur. Bakteri, mantar ve böcekler zaman zaman çevrelerine zarar verseler de ormanın

Yasadışı Ağaç Kesimi

Türkiye'de ormanların hemen tamamı devlet mülkiyetindedir ve Anayasamıza göre ormanlar yine devlet tarafından işletilir. Üretim miktarı, ormanın artım kapasitesine dayanan projeksiyonlara göre hesaplanır ve Orman Amenajman Planlarında yer alır.

Türkiye'de ormanların hemen tamamı devlet mülkiyetindedir ve Anayasamıza göre ormanlar yine devlet tarafından işletilir. Üretim miktarı, ormanın artım kapasitesine dayanan projeksiyonlara göre hesaplanır ve Orman Amenajman Planlarında yer alır. Orman İşletmeleri, üretim faaliyetlerini planda öngörülen sınırlar içerisinde gerçekleştirir. Gelecek kuşakların da ormanlardan faydalanabilmesinin güvence altına alınması, yani ormanların sürdürülebilir yönetimi için bu en temel şarttır. Ancak ne yazık ki ülkemizde, yasal olarak

Makinalı Ağaçlandırma

Mekanizasyon Prensipleri:
Ağaçlandırmada mekanizasyonun amacı yetişme ortamı özelliklerine (topografya, anakayanın türü ve yapısı, toprağın mutlak-fizyolojik derinliği,textürü, taşlılığı, yamaç meyili, kayalılık vb) göre en uygun metodu seçip yoğun kültür (tesiste ve bakımda mekanizasyon) metodlarını uygulayarak yörenin ihtiyaç duyduğu odun hammaddesini kısa sürede en yüksek miktarda üretilmesini sağlamaktır.

Bunun için uygulamada:

a) %60 meyile kadar diri örtünün kök ve gövdeleriyle birlikte şeritler halinde temizlenerek sahadan uzaklaştırılması,

b) %40 meyile kadar olan sahalarda, birikme horizonunun yer aldığı genellikle 30-60 cm. ve gerektiğinde 90 cm.’ye kadar toprak katmanlarında riper veya riper pullukla alt toprak işlemesi yapılması,

Fidan Dikimi (topraklı) Fidan Nasıl Dikilir

Fidan Dikimi (topraklı)

Dikim yapılacak bahçe bölümünün kısmen veya tamamen krizmelenip, gübrelenip, sürülüp, toprak işlemlerinin gerekli olanlarının yapılmış olması gereklidir. Buna kısaca İHZARAT denir Ağır topraklar, turba ve çürümüş ahır gübresiyle iyileştirilmelidir. Ayrıca bir miktar nehir veya ocak kumu, ya da perlit ( Perlit: Nohut büyüklüğünde, camsı yapıda, kabuk kabuk soyulabilen ve bol silis içeren volkanik kayaçtır. Buna inci taşı da denilir. 700-800 c ısıtıldıgında mısır gibi patlayarak hacminin 30-40 misti genişler. İnşaat, tarım, sanayi sektöründe. kullanılır. ) ve torf da verilebilir.

Toprak reaksiyonu asit ise potaslı gübrelerle PH'ı düzeltilebilir.

Fidan, ağaç dikimi genelde çukura yapılır. Yani ÇUKUR DİKİMİ uygulanır. Çukur yerleri, elimizdeki peyzaj planına göre, yerleri ölçülerek saptandıktan sonra tam çukurun merkezine gelecek şekilde bir kazık çakılır (aplikasyon), dikimin düzgün olması için bu kazıklar ince bir iple birbirine bağlanarak hiza alınır. Bu suretle fidanların projede gösterildiği şekilde bahçemize dağıtılması sağlanmış olacaktır.






Çukurlar, dikilecek fidanın veya ağacın kök hacmini kapsayacak boyutlarda olmalıdır. Çukur derinliği (dizboyu dediğimiz), 60 cm.den az olmamalıdır. Şayet fidan dikilecek topraklar işlenmemiş veya iyi işlenmemişse, o takdirde çukur ebadı biraz daha büyük tutulur, işlenmemiş topraklarda çukurdan çıkan toprakların üstten çıkarılan ayrı, alttan çıkanları ayrı bir yerde toplanır ve çukur doldurulurken üstten çıkan alta, alttan çıkan toprak ise üst tarafa konur.

Kırmızı Karıncalar Ağaçların doğal bekçileri

Ağaçların doğal bekçileri

Halk arasında orman karıncası olarak bilinen kırmızı karıncaların (formica rufa), ormanlarda ağaçların kurumasına varan zararlara yol açan çam kese böceği (thaumetopoea pityocampa), çalı antenli çam yaprak arısı (diprion pini), ve sünger örtücü (lymantria dispar) gibi böceklere karşı biyolojik mücadelesinde kullanıldığı ve başarılı sonuçlar alındığı bildirildi.
Natural Life- Gümüşhane'nin Torul İlçesi Orman İşletme Müdürü Ozan Aydın, yaptığı açıklamada, kırmızı karıncaların, özellikle genç ağaçlara musallat olan böcekleri yiyerek, doğal koruma sağladığını ve biyolojik mücadelede kullanıldığını belirtti.

Antibiyotikli balık

Denize girildiğinde veya balık yendiğinde antibiyotik de alındığını vurgulayan Bora, çiftliklerin kıyıya birkaç kulaç mesafede olduğuna dikkat çekti. Bora, "Dünya standartlarına göre, 100-200 metre derinlikte olmaları ve 2-3 senede bir yer değiştirmeleri gerek" diye konuştu.
canlı yaşamı
Çeşme Yarımadası’nda balık çiftlikleri kıyıya yakın kurulurken kirlenen denizde balıklara “ölmesinler” diye antibiyotik veriliyor. Yarımada Çevre Platformu Sözcüsü Ümit Bora, “Denize girdiğinizde ya da balık yediğinizde antibiyotik alıyorsunuz. Burada balıklar ilaca rağmen kirlilikten ölüyor. Bu antibiyotik insanlara verilenin 200 katı. Burada ölümcül bir virüs var. Acil önlem alınmazsa deniz kendisini 100 senede temizleyemez” uyarısında bulundu.

Sülünler doğada

Sülünler doğaya salınıyor

Samsun Çevre ve Orman Müdürü Ömer Albayrak, 10 bin sülünün doğaya salınmaya başladığını bildirdi.
Albayrak, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı Samsun Sülün Üretme İstasyonunda bu yıl 11 bin 500 sülün yetiştirildiğini söyledi.
Nesli birinci derecede yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan sülünlerin üretme çiftliğinde yetiştirilerek

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Kene yaşam döngüsü nasıldır? - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler

Kene yaşam döngüsü nasıldır? - Yaşam Oyunu - Ezber Bozan Sıradışı Hareketler: "-
KKKA sebep olan Hyalloma türü keneler çoğunlukla iki konakta gelişim ve yaşam döngülerini tamamlar. Larva ve nimfler küçük omurgalılarda (tavşan, kuş, fare. vb) erginler ise büyük omurgalı hayvanlarda (koyun, keçi, sığır, at, yabani gevişenler, insan, vb) konaklarlar.

Hayvanlarda Üreme Hakkında Özet Bilgi

Hayvanların çoğunda, yeni bir canlının dünyaya gelebilmesi için dişi ile erkeğin çiftleşmesi, yani üreme hücrelerinin birleşmesi gerekir. Eşeyli üreme denen bu çoğalma biçiminde önce dişinin vücudunda bir yumurta hücresi oluşur. Çiftleşme

Arılar dumandan neden kaçarlar

Arılar Dumandan Kaçma Nedenleri Hakkında Bilgi
Arılar dumandan neden kaçarlar?
Arıcıların kullandığı duman bal arılarını nasıl bir arada tutuyor? BBC Focus dergisinde yer alan haber, bunu detaylı bir şekilde açıklıyor.

Arılar Neden Vızıldar? Arılar Nasıl İletişim Kurar? Hakkında Bilgi



İletişim kurmak için. Arılar hareketleri ve “dansları” gibi, vızıltılarını da bilgiyi iletmek için kullanırlar. Arılarla ilgili on farklı ses tanımlanmış ve bazıları belirli faaliyetlerle ilişkilendirilmiştir. .
Bu kullanımlardan en belirgini, kovanı soğutmak için yapılan “yelpazeleme”dir. Saniyede 250 vuruşla uzun ve durağandır, kovanın kendisi bu sesi daha da güçlendirir. Arılar ayrıca tehlikeyi haber vermek için daha yüksek sesle vızıldarlar (bir kovana yaklaşırsanız ses tonundaki değişimi fark edersiniz); “tehlike geçti” işaretini verip kovanı yatıştırana kadar saniyede 500 vuruşluk bir dizi gerçekleştirirler.
Özellikle kraliçe arı çok zengin çeşitlilikte sese sahiptir.

Ekosistem Canlı Yaşamı: Ekosistem Nedir ve Ekosistem Çeşitliliği

Ekosistem Canlı Yaşamı: Ekosistem Nedir ve Ekosistem Çeşitliliği: "Bitki ve hayvan türlerinin bir arada bulunması doğal bir olaydır. Belli biyotoplardaki biyosönozlar (=Yaşama Birliği) yerkürenin yaşanır..."

Hayvan Bakımı, Hayvan Eğitimi, Hayvan Resimleri Veterinerlik & Hayvan Sağlığı

Arılar olmazsa çiçeklerin saati geri kalıyor

Bitkilerin çiçeklerini açma süresinin, tozlaşmada büyük rol oynayan arılarla ilgili olduğu saptandı.
Alman bilim adamları, sonuçları Ecology Letters dergisinde yayımlanan araştırmalarında, bitkilerin, ancak bir arı tarafından "ziyaret edildikten" sonra çiçeklerini kapattığını tespit etti.