31 Mayıs 2011 Salı

Denizlerin Sınıflandırılması

Deniz organizmaları denince, daha çok hayvanlar akla gçlir. Zira bitkiler, ancak ışığın girebildiği derinlik olan 200 m'ye kadar izlenir. Bu bölgeye öpelejiyal denir. Burası, 1370 mil*yar km3 olarak tahmin edilen deniz bölgesinin çok az bir bölümüne denk düşer. Derin deniz (=BatipeIajiyal) bölümünde sadece plankton yiyiciler ve yırtıcılardan oluşan tüketiciler (=konsument) yaşar. Deniz tabanı, Bental yaşama alanım oluşturur. Buradaki canlılara Bentoz denir.

Biyocoğrafya Nedir

Biyocoğrafya canlıların yayılışı ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Buna bağlı olarak belli bir bölgedeki bitki varlığı (=flora) ve hayvan varlığı (=fauna)mn yayılışı ve onların biyoekolojik özelliklerini araştırır. Yani bir anlamda ZOOLOJİ ve BOTANİK'in objelerini COĞRAFİK bakış açısından inceler. Diğer yandan da canlıların çevreleri ile olan ilişkilerini araştıran EKOLOJİ ile yakın ilişki içindedir. Biyocoğrafyanın ana görevi bir bitki veya hayvan türünün nerede ve neden orada bulunduğunu araştırmaktır. Bunu sağlamak için, yukarıda belirtilen bilim dalları ile birlikte çalışır.

Biyocoğrafya Tarihi

Günümüz bitki ve hayvanlarının yayılışı, canlı varlıkları iki milyar yıldan daha fazla bir süreçten geçen evriminin sonucu olarak karşımıza çıkar. Burada çeşitli ekolojik etmenlerin yol açtığı değişimlerin önemli rolü vardır.

Kıtaların Kaymasının Etkisi

Çeşitli rejyon ve bölgelerdeki karaların biyocoğrafik olarak sınıflandırılması, jeolog ve jeofizikçilerin paleomanyetik ölçümleri ve derin deniz tabanından alınan sondaj sonuçları, kıtaların kaydığına özgü bilgileri daha da güçlendirmektedir. 225 milyon yıl önce; yani permin sonuna doğru, yeryüzünün kara kütleleri "PANGEA" adı verilen bir kompleksde, bir arada bulunuyordu

Ekosistem Nedir ve Ekosistem Çeşitliliği

Bitki ve hayvan türlerinin bir arada bulunması doğal bir olaydır. Belli biyotoplardaki biyosönozlar (=Yaşama Birliği) yerkürenin yaşanır bölümünün gerçek yapısal bölümleri olarak EKOSÎSTEMLERİ oluşturur. Modern ekoloji için böyle ekosistemlerde madde ve enerji çevriminin olması gerekir. Bu çevrim söz konusu biyotopu belirler. Otokton ekosistem-ler kapalı çevrimleri gösterir ve çevrelerinden az veya çok miktarda bağımsızdır. Göller, bataklıklar, bakir ormanlar, resif ve mercan adacıkları buna örnek oluşturur. Oysa allokton ekosistemler madde ve enerji çevrimleri ile belirgin bir şekilde diğer ekosistemlere muhtaçtır; nehirler, derin göller, mağaralar ve toprak katmanları buna örnektir. Bazı ekosistemler ise sabit değildir (=instabil).

Canlılar Biliminin Önemli Dalları

Canlıların dünya üzerinde çok çeşitli olması nedeniyle değişik bilim dallan gelişmiştir. Bu bilim dalları şu şekilde sıralanabilir.

Botanik: Bitkiler alemini inceleyen bilim demektir. Bitkilerin yapısı, yayılışları ve çeşitlerini inceler. Botaniğin ilgilendiği konu alanına göre alt bilim dalları gelişmiştir. Örneğin;

Kriptogamlar: Çiçeksiz Bitkiler, Tohumsuz Bitkiler

Memelilerin Beslenme Şekilleri

Omurgalı hayvanların sindirim aygıtı aynı temel yapı planını taşır. Bunların uğradığı çok çeşitli değişimler farklı beslenme tiplerinin doğmasına yol açmıştır.

a) Etle Beslenenler: Et, besince zengin ve kolay sindirilir bir maddedir. Etçil*lerin bağırsağı bu nedenle kısadır ve az bir alan kaplar.

Bitkilerde Kanser



Bitkilerde de kanserli yumrular görülür. Yaygın bir toprak bakterisi olan Agrobacterium tumafaciens, iki çenek-li bitkilerdeki yaralardan içeri girer. Kök ve gövde ekseni arasındaki geçiş bölgesinde KÖKBOYNU TÜMÖRLERİ ya da KÖKBOYNU GALLERİ'ni oluşturur Bu gibi oluşumlar bitki hücresinin büyümesi ile meydana gelir. Tümörlü hücrelerde bakterilerin beslendiği yüksek yoğunluktaki aminoasit derivatları oluşur. OPİNE adı ve*rilen bu maddeler normal bitkilerde görülmez. Tümör hücreleri bakterilerin uzaklaştırılmasından sonra bile, nor büyümelerini sürdürür. Yani tümörü artırıcı özellik bakteriden bitki hücresine geçmiştir. 70'1İ yıllarda, bakteri kromozomu dışında halka-şekilli DNA molekülünün buna yol açtığı bakteri tarafından bitki hücresine sokulan bir PLAZMİD olduğu anlaşıldı. Buna tümör indükleyici plazmid veya kısaca Tİ PLAZMİDİ denir. Ti Plazmidinin küçük bir bölümü konukçu hücrenin genomuna yerleşir ve orada tümörün büyümesi sırasında yıllarca kalır. Bu daima senkron (=uyumlu) olarak konukçu hücrenin çekirdeğinde*ki DNA ile replike olur. Ti Plazmidinin konukçuya yerleşen kısmının içinde OPİN SENTEZİ için gerekli olan genler de bulunur. (bitki kanser)