ekolojik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekolojik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2011 Pazar

Kayın ormanları yılda 68 ton toz emiyor

Kayın ormanları yılda 68 ton toz emiyor

''Dünyanın akciğerleri'' olarak tanımlanan, ekonomik, ekolojik ve sosyal yararları saymakla bitmeyen ve birçok canlı türüne de ev sahipliği yapan ormanların, bilinmeyen özellikleri de bulunuyor.
Yeşil rengin her tonuna ev sahipliği yapan ormanların güzel görüntülerinin yanı sıra doğada dengenin sağlanması açısından da birçok faydası var. Ormanların sayısız yararlarından birkaç örnek şöyle sıralanabilir: ''Yetişkin bir kayın ağacı saatte 1,5 kilogram oksijen üretiyor. Bir hektar ladin ormanı yılda 32 ton, bir hektar kayın ormanı yılda 68 ton, bir hektar çam ormanı ise yılda 30-40 ton toz emer. Günümüzde hava kirliliğinin yaklaşık yüzde 50'si ormanlar tarafından temizlenip dezenfekte edilir. Yetişkin bir kayın ağacı saate 40 kişinin çıkarttığı 2,5 kilogram karbondioksiti tüketir. Yine yetişkin bir kayın ağacı kökleri ve kılcal damarları aracılığı ile yılda 30 bin litre su çeker ve verimli toprağın akmasını önler. Ceviz ağacı, köklerinin toksit (zehirli) madde salgılaması nedeniyle, altında kendi fidanları dahil, başka bitki yaşatmaz. Bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker bulunur. Arıların bazı çiçeklerden yaptığı ballar zehirli olur. Bu bala 'deli bal' denir. Kestane ağacının kerestesi yaklaşık 500 yıl kadar dayanır. Karadeniz Bölgesi'nin tarihi evleri bu kerestelerden yapılmıştır. (Sürmene'deki Kastelli Konağı) Karıncaların yuvaları, genellikle 4-5 katlıdır. Ormanlar, bir ısı tamponu gibi görev yapar. Sıcağı ve soğuğu dengeler. Yaz sıcağını 5-8 derece azaltırken, kış sıcaklığını da 1,5-2,8 derece artırır. Ormanlar, biyolojik dengeyi korur. Yapraklı ağaçlardan oluşan bir bölgede 50 kuş türü yaşayabilir. Ormanlar, ağaçsız bir alanın 8 katı fazla humus oluşturur ve toprak canlılarının yaşamasını sağlar.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Ekolojik tarım ve baklagillerin rolü

Günümüzde her geçen gün artan çevre sorunları, insanın ateşi bulmasına kadar geriye gidiyor. ınsanlık tarihinin farklı dönemlerinde çevre problemleriyle karşılaşıldığı yazılı kayıtlarda yer alıyor. Örneğin; Plato, eski Yunanr17;da, Atinalıların yerleşim yeri açmak için ormanları yangın çıkarmak veya kesmek suretiyle yok ettiklerini, buralardan boşalan alanları hayvanlarına aşırı şekilde otlatarak, verimli toprağın erozyonla yok olmasına neden olduklarını kaydediyor.

19 Temmuz 2011 Salı

Tuz Gölü tehdit altında : Tuz Gölünün ekolojik dengesi bozulacak

Tuz Gölü tehdit altında

Tuz Gölü'nde açılması planlanan 10 adet yeni tuzla alanının milyonlarca ton taş ve toprakla gölü ikiye böleceği ve kurumasını hızlandıracağı bildirildi.
Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Semih Ekercin, kuraklık tehdidiyle yok olma noktasına gelen Tuz Gölü'nün son yıllardaki yağışlarla birlikte toparlanma sürecine girdiğini söyledi.
Tuz Gölü'ndeki bu olumlu gelişmeye karşılık, açılması planlanan yeni tuz sahalarının göl için olumsuz bir gelişme olduğunu savunan Ekercin, ''Tuz Gölü'nde 10 adet yeni tuzla alanı açılması planlanıyor ve bu havuzlar gölün kurumasını hızlandıracağı için büyük tehdit oluşturmaktadır'' dedi.
Tuz Gölü'ndeki su rezervinin tuz üretimi yapan işletmeler için bile yetersiz kaldığını ve yeni tuz havuzlarının gölü ikiye böleceğini kaydeden Ekercin, şunları ifade etti:
''Göldeki su rezervinde son birkaç yılda görülen iyileşme, rekor yağışlar nedeniyle oluşan bir durumdur ve geçicidir. Tuz Gölü'ndeki su rezervini etkileyen bölgedeki su kaynakları planlı bir şekilde yönetilememektedir. Son olarak gölü kuzeyden besleyen son yer üstü kaynağı olan Peçeneközü deresi üzerine de baraj yapılarak, gölün su rezervi zayıflatılmıştır. Göldeki su rezervi her yıl doğal olarak tuz üretimi yapan mevcut 3 adet işletme için bile çoğu dönemde yetersiz kalırken, gölün kritik noktasına açılacak 10 adet yeni tuz sahası, gölü kuzey ve güney olmak üzere iki parçaya ayıracaktır.''

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Yarasaların ölmesi ekolojik dengeyi olumsuz etkiler

Türkiye'nin ikinci büyük 'Yarasa Kolonisi'nin barındığı Balıkesir'in Havran Barajı su havzası içinde kalan mağaraların ağızlarının kapatılması ve su tutulma aşamasına gelinmesi, tepkilere neden oldu. Bölgenin ekolojik dengesinde önemli bir yeri olduğu belirtilen yarasaların ölmesinin özellikle zeytin sineği popülasyonunun çoğalmasına neden olacağı dile getirildi.
Havran'da yapımı tamamlanan baraj sahası içerisinde kalan 20 bin yarasaya ev sahipliği yapan mağaraların su tutulmaya başlamasıyla birlikte sular altında kalması gündeme gelince Devlet Su İşleri (DSİ) 25. Bölge Müdürlüğü 350 metre uzunluğunda iki yeni yapay mağara yapmıştı. Ancak yarasalar yavrulama döneminde olduğu için yeni mağaraya geçmedi.